Eğitim İş Kocaeli 1 Nolu Şube
HOKICOY SLOT GACOR TABEL SHIO 2024 KINGSLOT FASTSPIN SUPERSLOT INDOSLOT SLOT BANK BCA CENDANA88 BIGWIN 127SLOT 234SLOT 288SLOT 303BET 338BET 34TOGEL 369SLOT 388CASINO EMBAH777 EMBAH4D MEGAWIN55 JAVATOGEL 388SLOT TURBO303 BRODOTA88 PLAYSLOT777 KLIKWIN JAPANSLOT JAPAN138 4DSETAN ASIAJP GALAXY88 SLOT77 DEWANAGA CUANBET NAGA777 KDSLOT LUXURY88 KDSLOT777 RAJAJP UDINTOTO BOMSLOT SATRIA88 DEWATOGEL88 AKA4D SLOT99 OLO4D FUNTOTO SIO88 SLOTWIN TAMBANG88 BRI4D AIRBET GB77 KINGBET BIGBOS4D IGM247 BIGSLOT88 SUPERSLOT AHA4D BTN4D SUKASLOT INDOSLOT WAJIK77 ROG77 INDOWIN LADANGTOTO INDO77 MUARA77 MABAR99 MPO77 KLIKSLOT DEMO4D SALAMJP INDOLOTTERY88 IDCASH CENDANA88 KANTORSLOT KANTORTOGEL KANTORCASINO DOLARSLOT88 VAVASLOT JAKARTASLOT ALIBABASLOT 88SLOT DRAGON22 KOINSLOT GAJAH88 ALATOTO GBO138 4DTOGEL DEWABET88 GADIS4D GALAXYBET77 AKUN777 BETWIN HOKIMAS AYAMSLOT DEWI500 HARTA4D DEWAVEGAS88 ASIABET88 MUTIARA4D ALXTOTO DAVO888 KOKO500 HEPI88 BOS77 TELKOMSEL4D SEXY168 TURBO99 HOKICUY HOKICUY HOKICUY777 HOKICUY303 HOKICUY168 SLOTQRIS

NORM FAZLASI RE’SEN ATAMALAR VE ALAN DIŞI GÖREVLENDİRMELER DERHAL DURDURULMALIDIR!

Sendika Haberleri

NORM FAZLASI RE’SEN ATAMALAR VE ALAN DIŞI GÖREVLENDİRMELER  DERHAL DURDURULMALIDIR!

Milli Eğitim Bakanlığı’nda adaletsizlik ve keyfiyet kural haline gelmiştir. “Norm fazlası” bahanesiyle yapılan re’sen atamalar, öğretmenlerimizin mesleki ve insani haklarını yok sayan açık bir sürgün politikasıdır. Yusuf Tekin döneminde MEB, öğretmeni koruyan değil cezalandıran bir kuruma dönüşmüştür.

Normlar güncellenmemekte, Talim Terbiye Kurulu’nun daralttığı alanlar ve okul müdürlerinin inisiyatifine bırakılan seçmeli dersler nedeniyle; bilişimden görsel sanatlara, müzikten felsefeye, matematikten daha birçok alana kadar ders saatleri azaltılmış, iş bilmez idarecilerin kararlarıyla yüzlerce öğretmen norm fazlası durumuna düşürülmüştür.

Örneğin: Seydikemer’den Bodrum’a yapılan re’sen atama. Bodrum-Seydikemer arası 266 km, yaklaşık 4,5 saat. Hamile bir öğretmen arkadaşımız sürgün edilmiştir. Günübirlik gidip gelmek imkânsız. Karı koca koskoca insanlar gözyaşları içinde bu haksızlığa isyan etmektedir. Yine Isparta’da 179 km’yi bulan atamada öğretmenimizin 3 vasıta değiştirmesi ve köye giden yol olmadığı için belli bir mesafeyi de yürümesi istenmektedir. İşte AKP’nin “Aile Yılı”! Sözde aileyi kutsuyorlar, gerçekte aileleri parçalıyorlar.

Üstelik, 2025 yılı ağustos ayında gerçekleştirilen norm fazlası atamalarda mevzuatta yeri olmayan “ilçe grubu” uygulamasına gidilmiştir. Birbirinden uzak ve ulaşımı imkânsız ilçeler aynı grup içine alınarak öğretmenlerimiz yüzlerce kilometrelik mesafelere zorunlu olarak gönderilmiştir. Bu hukuki zeminden yoksun uygulama sonucunda aile bütünlükleri zedelenmiş, ciddi mağduriyetler doğmuştur.

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun (ÖMK) 6. maddesi açıkça öğretmenlere il içinde tercih hakkı tanınmadan re’sen atama yapılamayacağını söylerken, Bakanlık hukuku çiğnemiştir. Dahası, ÖMK’nın 7. maddesinde düzenlenen yönetmelik hâlen yayımlanmamışken, sözleşmeli öğretmenlerin yönetmeliği esas alınarak kadrolu öğretmenlerin re’sen atanması, tamamen hukuksuzdur.

Daha önce de benzer hukuksuzluklarda Danıştay, Eğitim-İş’in açtığı davalarla yürütmeyi durdurmuş ve atamaları iptal etmiştir. Kasım 2024 sürecinde kazanılan davalar bunun en açık örneğidir. Nisan 2025 ve sonrasında yapılan düzenlemelere karşı da dava açılmıştır. Bugün de aynı şekilde kılavuza dava açılmış, ilçe grupları davamız sürmektedir. Ayrıca mağdur öğretmenlerimizin açtığı bireysel davalar da devam etmektedir.

Norm güncellemesi yapılmadan yapılan atamalar, sıra tayin sisteminin amacını boşa çıkarmış; aynı branşlarda tekrar norm fazlası yaratmış ve öğretmen ihtiyacını doğurmuştur. Yani MEB’in plansızlığı yalnızca öğretmenleri değil, eğitim sistemini de çıkmaza sürüklemiştir.

Dahası, norm fazlası öğretmenlerin önemli bir bölümü isteği ve branşı dikkate alınmaksızın, branşı ve kademesi dışında re’sen görevlendirilmiştir. Örneğin: lise İngilizce öğretmeni özel eğitim anaokuluna, lise tarih öğretmeni ilkokul özel eğitim sınıfına, lise Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni ise ilkokul destek eğitimine gönderilmiştir.

Bu uygulamalar, öğretmenlik mesleğinin uzmanlık alanlarını yok saymakta, mesleki itibarı zedelemekte ve eğitimin niteliğini düşürmektedir.

Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz:

-MEB’in plansızlığının ve beceriksizliğinin bedelini öğretmenler ödeyemez!

-Hukuka aykırı olan bu süreç derhal sonlandırılmalı, mağduriyetler giderilmelidir!

Aile birliğini bozan bu politikalar, AKP’nin “Aile Yılı” söyleminin koca bir yalandan ibaret olduğunu ortaya koymaktadır. Bir yandan aileyi kutsal ilan eden AKP, diğer yandan öğretmeni yüzlerce kilometre uzağa göndererek aile bütünlüğünü yok etmektedir.

Eğitim-İş olarak kılavuzlara dava açtık, bireysel davaları başlattık ve MEB geri adım atana kadar tüm hukuki yollara başvuracağız. Dün olduğu gibi bugün de öğretmenlerimizin yanında olacağız, hukuksuzlukları ifşa edecek ve mutlaka durduracağız!

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

Yunanistan Selanik &Thassos & Halkidiki & Ammalofie Tur Programı

Kalkış Yerleri: Kocaeli

Gezilecek Yerler: Halkidiki, Selanik, Beyaz Kule, Atatürk Evi, Panagia Köyü, Thassos Adası, Ammolofoi Plajı, Aya Dimitros Katedrali

YUNANİSTAN SELANİK – THASSOS ADASI – HALKİDİKİ GEZİ PROGRAMI

1. Gün | İstanbul – Keşan – Kavala

Değerli misafirlerimizi aşağıda belirtilen noktadan karşılayarak Yunanistan yolculuğumuza başlıyoruz.

Kalkış Noktası: Eski Real Otoparkı Önü
Saat: 20.30

Gece yolculuğumuzun ardından Yunanistan’a hareket ediyoruz.

2. Gün | Kavala – Thassos Adası – Panagia Köyü – Selanik

Kavala’ya varışımızın ardından sabah kahvaltısı ve meşhur Kavala kurabiyelerinin tadına bakmak için mola veriyoruz. Kahvaltı sonrasında, eşsiz güzelliğiyle dikkat çeken Kavala sahillerinde kısa bir fotoğraf molası veriyor ve ardından serbest zaman sunuyoruz.

Daha sonra Thassos Adası ve Panagia Köyü turumuz için Keramoti Limanı’na hareket ediyoruz. Feribotla Thassos Adası’na ulaştıktan sonra adanın en güzel plajlarından birinde deniz, kum ve güneşin keyfini çıkarıyoruz.

Plaj molamızın ardından adanın en şirin yerleşimlerinden biri olan Panagia Köyü’ne geçiyoruz. Burada Aşk Çeşmesi’ni ziyaret ediyor, zeytinyağı fabrikasını geziyor ve köy meydanında bulunan restoranlarda oğlak çevirme, kokoreç ve yöresel Yunan lezzetlerini tatma imkânı buluyoruz.

Akşam saat 16.00 feribotu ile adadan ayrılarak Selanik’e hareket ediyor ve otelimize yerleşiyoruz.

Konaklama: 5* Holiday Inn Thessaloniki by IHG – Selanik (Tek kişilik odada konaklamak isteyenlerden 50 Euro Fark alınacaktır.)

3. Gün | Selanik – Halkidiki

Sabah kahvaltısının ardından Halkidiki Plaj Turu’na başlıyoruz. Gün boyunca deniz ve güneşin keyfini çıkardıktan sonra saat 14.30’da Selanik merkeze hareket ediyoruz.

Selanik’te gerçekleştireceğimiz panoramik şehir turunda;

  • Beyaz Kule
  • Döner Kule
  • Fuar Meydanı
  • Aya Dimitros Katedrali
  • Büyük İskender Heykeli
  • Hamza Bey Camii
  • Vardar, Makedonia, Aristoteles ve Elefterios Meydanları
  • Osmanlı ve Bizans dönemine ait önemli eserler

görülecek yerler arasındadır.

Şehir turumuzun ardından Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret ediyor, Lidl Market gezisi ve serbest zaman sonrasında otelimize geçiyoruz.

Konaklama: 4* Egnatia Hotel – Kavala (Tek kişilik odada konaklamak isteyenlerden 50 Euro Fark alınacaktır.)

Arzu eden misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenecek Yunan Tavernası Gecesi’ne katılabilirler. Leziz yemekler, Yunan müziği ve buzuki eşliğinde eğlenceli bir akşam sizleri bekliyor.

4. Gün | Kavala – Ammolofoi Plajı – İstanbul

Sabah otelde alacağımız kahvaltının ardından Kavala yakınlarında bulunan ve Yunanistan’ın en güzel kum plajlarından biri olarak kabul edilen Ammolofoi Plajı’na hareket ediyoruz.

Gün boyunca deniz, kum ve güneşin tadını çıkardıktan sonra saat 16.00 civarında plajdan ayrılıyor ve Kavala Kurabiye Fabrikası’nda alışveriş molası veriyoruz.

Daha sonra İskeçe, Gümülcine ve Dedeağaç şehirlerinden panoramik olarak geçerek İpsala Sınır Kapısı’na ulaşıyoruz. Pasaport ve gümrük işlemlerinin ardından Keşan – Tekirdağ güzergâhını takip ederek Kocaeli’ye dönüş yolculuğumuza başlıyoruz.

Tekirdağ’da vereceğimiz serbest köfte molasının ardından akşam saatlerinde hareket noktalarımıza varış ve turumuzun sonu.

DİĞER BİLGİLER

Fiyata Dahil Hizmetler

Gidiş ve Dönüş Ulaşım / Rehberlik hizmetleri
Halkidiki, Ammalofoi Plaj Bölgesi Transferleri
Selanik Şehir Turu / Panaromik Kavala Şehir Turu
1 Gece Selanik 1 Gece Kavala kahvaltı dahil konaklama.

Thassos Adası Feribot Geçiş Ücreti

Sınır geçiş ayakbastı, konaklama vergileri ve Seyahat Sağlık Sigortası ücretleri

Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler

Yurt dışı çıkış vergisi 1250 TL (tur hareketinden önce bankaya yatırılması tavsiye edilir. )
Öğlen ve akşam yemekleri ile ilk gün yolda kahvaltı,
Tüm Kişisel Harcamalar ve Plaj harcamaları.

DEVAMI

HAKÇA VE HALKÇA BİR BÜTÇE İÇİNÜRETİMDEN GELEN GÜCÜMÜZÜ KULLANIYORUZ!

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı sendikalar olarak; AKP iktidarının emekçiyi yoksullaştıran, sermayeyi koruyan ekonomi politikalarına karşı insanca yaşam, adil ücret ve hakça paylaşım talebiyle 19 Aralık’ta üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz.

Bugün Türkiye’nin en büyük üçüncü kamu emekçileri konfederasyonu Birleşik Kamu-İş olarak işyerlerimizde değil meydanlardayız. Neden işyerlerimizde değil meydanlardayız? Adına Toplu Sözleşme dedikleri rezil tiyatroda emeğimizin hakkını gasp edenler, şimdi biz emekçilerin durumunu gözetmeden bütçe yaptıkları için tükeniyoruz.

Nasıl bir yoksulluk sarmalına atıldığımızı, göz göre göre nasıl nefes alamaz hale getirildiğimizi doğruca anlatabilmek için yakın geçmişe bir bakalım:

Halk olarak içine düştüğümüz ağır ekonomik krizin temelleri mevcut iktidar tarafından atıldı. Özelleştirme eliyle Cumhuriyet yadigarı olan fabrikalar, sadece arsalarının bedeli kadar düşük fiyatlara yandaşlara peşkeş çekildi. Ülkemiz üretmeden tüketen bir ülke haline getirildi. “Dolarla mı maaş alıyorsunuz, size ne dolardan” denirken ülkede toplu iğne almak için bile dolar kuru takip edilir hale geldi. Üstüne bir de “faiz sebep, enflasyon sonuç” gibi, kabul gören tüm ekonomi doktrinleriyle çelişen bir zihniyette yıllardır sürdürülen ısrar, ülkede yoksulun daha yoksul zenginin daha zengin olduğu, ekonominin orta direği denen orta sınıfın yok olduğu bu karanlık ekonomik iklimi getirdi.

Ülkede asgari ücret genel ücret haline getirildi, asgari ücret ve onun sadece biraz üstü maaş alanlar kayıtlı istihdamın yüzde 70’ine ulaştı. Yani ülkenin çalışan, üreten yurttaşları, en çok vergiyi verip asgari, yani en az ücreti alır hale geldi.

Bu yıl üçüncü büyük kamu emekçileri konfederasyonu olarak bizim de bulunduğumuz Toplu Sözleşme masasında ortadaki ağır tabloyla zerre uyuşmayan, adeta hakaret niteliğindeki zam tekliflerini ifşa etmiştik. Diğer konfederasyonlara “yapısı belli ve hükümetin noteri gibi çalışan hakem heyetine gidip bu hakaret zamlarını meşrulaştırmayın” demiştik. Sonuçta ne yazık ki dediğimiz gibi oldu. Herkesin durduğu yeri de hakem heyetinin adına “zam” dediği o utanç rakamlarını da tarih yazdı. Eylemler yaptık, masadaki her rezilliği ifşa ettik. O masada verilmeyen ancak ufak kanun değişiklikleriyle kamu emekçisine sağlanabilecek birçok hak için raporlar hazırladık, Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilere bu çalışmalarımızı sunup “Sadece basit kanun değişiklikleriyle kamu emekçisinin içine düştüğü bu darboğazı biraz olsun rahatlatabilirsiniz” dedik.

Düzenli olarak, TÜİK’in hayal aleminden bildirdiği rakamların aksine çalışmalar yaparak açlık ve yoksulluk sınırının ulaştığı boyutu ortaya koyduk. Bu gerçekleri yetkililere duyurmaya çalıştık.

Bakın Konfederasyonumuzun Ar-Ge birimi KAMU-AR’a göre Kasım 2025 itibarıyla açlık sınırı 30 bin 327 lira, yoksulluk sınırı ise 93 bin 697 lira düzeyinde. Bu ne demek? Bu kamu emekçilerinin ezici bir çoğunluğunun yoksulluk sınırının çok çok altında yaşadığı ve alım gücünün günden güne erimesi nedeniyle açlık sınırına her gün biraz daha yaklaştığı görülüyor demek. Bu gelen daha da rezil ve sefil günlerin ayak sesleri demek. Birileri kendi yarattığı krizin faturasını utanmadan emekçilere ödetmeye çalışıyor demek.

Toplu sözleşme masasında memurun haline kulak vermediler, asgari ücretin belirleneceği masada işçi bile yok, şimdi de halktan alınan vergilerle oluşan bütçeyi, biz emekçileri, halkı görmezden gelerek şekillendiriyorlar. Bu pişkinliğe artık yeter diyoruz!

Bakın üst düzey kamu yöneticilerine vicdanlara sığmayan bir seyyanen zam önerdiler. Ağır tepki verdik, her yerde bunun nasıl bir rezillik ve adaletsizlik olduğunu anlattık. Bir iyileştirme yapılacaksa bunun tüm kamu emekçilerini kapsaması gerektiğini, aksi bir durumun kamu çalışma yaşamındaki gelir adaletsizliğini daha da büyüteceğini, bunu asla kabul etmeyeceğimizi söyledik. Sonrasına hemen geri adım attılar. Oysa söz konusu iyileştirmeyi tüm kamu emekçilerine yaymak, bir kez olsun emekten yana tavır göstermek de mümkündü.

Şimdi bütçe hazırlanırken de aynı emek düşmanlığını görüyoruz.

Bütçe’de hak yok, halk yok, işçi sınıfı yok, matematik yok, vicdan yok… Sermaye var, yandaşların çıkarları var, zenginin ağzına çalınan parmak parmak ballar var.

Bütçenin yükü dolaylı vergilerle zaten yoksulluktan beli bükülmüş emekçi ve açlık sınırının bile altına atılmış emeklilerin sırtına bindirilirken kamu kaynakları sermaye gruplarına aktarılıyor. Sosyal devlet ilkesi görmezden gelinerek hazırlanan bütçede, halkın refahını gözeten en ufak bir hamle yok.

En zenginlerin sırtı kamu teşvikleri ve vergi sıfırlamalarıyla sıvazlanırken, bu bütçeye göre halk yine en çok vergiyi ödeyip yine en az hizmeti alacak.

Oysa halkın vergileri şirketlerin kâr hanesine değil, yurttaşların ihtiyaçlarına ayrılmalıdır.

Bütçe, halkın ortak kaynağıdır. Bu kaynaktan en büyük pay emekçiler, emekliler, gençler ve engelliler başta olmak üzere yoksul halkımızın tamamına ayrılmalıdır. Bütçe, ekonomi gemisinin rotasıdır; rotası adil ve bilimsel şekilde belirlenmeyen bu geminin daha da derin ekonomik krizlerin kıyısına vuracağı ne yazık ki gün gibi ortadadır.

* Biz emekçiler olarak bu olmasın diyoruz!

* Artık yeter, yaşayamıyoruz diyoruz!

* Sorumlusu olmadığımız bu krizin faturasını ödemeyi reddediyoruz!

* İnsanca çalışma şartları ve insanlık onuruna yaraşır ücretler istiyoruz ve alacağız!

* Yoksulluk sınırının üstünde maaş İSTİYORUZ!

* Sadece ayrıcalıklı bir zümre için zikredilip sonra geri çekilen seyyanen zammın emekçi ve emeklilerin tamamına verilmesini İSTİYORUZ!

* Yan ödemelerin tamamının emekli aylıklarına yansıtılmasını İSTİYORUZ

* Gelir vergisinin %15’e sabitlenmesini İSTİYORUZ!

* Enflasyon farkının aylık olarak ödenmesini İSTİYORUZ!

* Yılda 4 ikramiye İSTİYORUZ!

* Kira yardımı İSTİYORUZ!

Kamu emekçisinin umudu olan Birleşik Kamu-İş olarak altını çiziyoruz: Bu iş bırakma eylemimiz bir uyarıdır. Kamu emekçisi, gasp edilen hakları teslim edilmedikçe üretimden gelen gücünü kullanmayı da demokratik hakları çerçevesinde mücadele etmeyi de sürdürecektir.

Nasıl belirlendiği belli olmayan gerçek dışı enflasyon rakamlarını, ekonomik krizin faturasının önümüze koyulmasını, milli gelirden almamız gereken payın gasp edilmesini kabul etmiyoruz!

Haklıyız!

Direneceğiz!

Kazanacağız!

DEVAMI

Başkanımız

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • Afişlerimiz
  • Yeni Şube Yönetim Kurulu Görevine Başladı
  • 1. Olağan Genel Kurulumuzu Gerçekleştirdik
  • Temsilcilik Seçimlerini Tamamladık

Videolar

  • 24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun-2016
  • Saygı ve Özlemle Anıyoruz-Devrimci ruhu yaşıyor,Devrimleri Aydınlatıyor
  • Eğitim İş 10. Yıl Filmi
  • 24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun