
06 Eylül 2015 tarihinde Dağlıca-Yüksekova yolunun ulaşıma açılması maksadıyla yürütülen operasyonda, daha önceden Bölücü Terör örgütü mensubu bir grup terörist tarafından yol kenarına yerleştirilen El Yapımı Patlayıcıların patlatılması ile araçlarda bulunan 16 askerimiz Şehit olmuş, onlarcası da yaralanmıştır.
Emperyalizm tıkandığı yerde kendine kanla yol açmaya çalışıyor. Dağlıca'da meydana gelen bombalı saldırının failleri emperyalistler ve onun yerli işbirlikçileridir. Bunların hepsi emperyalistlerin ülkemiz üzerinde ki kirli emellerinin provalarıdır.
Dağlıca katliamı ve her gün gelen şehit haberleri ile yüreğimize ateş düşürüyorlar. Patlayan bombanın şarapnel parçaları dimağımıza saplanıp, kavurdu içimizi. Elbette halkına böylesine düşman olan iktidar, bu acının hesabını ödeyecektir
Bu ve buna benzer tüm terör olaylarının birinci suçlusu ABD’nin emrinde olan, onlara hizmette kusur etmeyen, ülkemizi yöneten siyasi iktidardır. Çünkü PKK ve IŞİD gibi terörist topluluğunu besleyip büyütenler, ABD emperyalistleri ve yerli işbirlikçileridir.
Bu saldırı, sınır güvenliğini kaybetmiş, ajanların cirit attığı ülkemizin, iç savaş görüntüsü altında terörize saldırıların yaşandığı bir kan gölüne dönüştürülmek istendiğini göstermektedir. AKP iktidarı, adeta emperyalizmin taşeronluğunu yaparak bu suçun en büyük suç ortağı olmuştur.
Kapitalizme hizmet eden işbirlikçiler, Ülkemizde bir yandan doğa katliamına çanak tutarak halkı sömürüyor diğer yandan halkı rengi, dili, inancı, cinsiyeti üzerinden ayrıma tabi tutup, birbirine düşman ederek, kendi iktidarını sürdürmek için kendi maşaları olan vahşet çetelerinin döktükleri kanı koltuklarından ve saltanat saraylarından izleyip görmezden geliyor. Reyhanlı, Gaziantep ve Suruç patlamalarının sorumluları açıklığa kavuşturulmamış, Diyarbakır’da seçim öncesi yaşananların halen gerçek failleri belirlenmemiştir. Böylesi bir anlayış Ülkemizi kan ve can pazarlığı yapan IŞİD, PKK gibi çetelerin karargahı haline getirmiştir.
Seçimler yoluyla kaybettikleri iktidarlarını içerde ve dışarda savaş yoluyla geri kazanmak isteyenler, halka her türlü zulmü ve katliamı reva görüyor. Tüm bu yapılanlara karşı sömürenlerin inadına bir araya gelerek daha güçlü biçimde özgürlükten, barıştan ve kardeşlikten yana tavır almak insan olmanın gereğidir. Halkının özgürlük ve barış çağrısını, karanlık çetecilerle susturmaya çalışan, eli kanlı bir ölüm iktidarıdır. Ancak ne olursa olsun halkın direnişi ve dayanışmasıyla Barış kazanacak! Özgürlük kazanacak! İnsanlık kazanacak! Emperyalizme karşı Halk Tek Yumruk Olacak! Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi "Milletin İstiklâlini Yine Milletin Azim Ve Kararı Kurtaracak!"
Acının; Irkı, Dili, Dini, Mezhebi, Cinsi, Günü, Gecesi, Sabahı, Yeri, Yurdu, Türkü, Kürdü Olmaz.Suruç’ta 30 cana kıyan, Dağlıca'da askerlerimizi ve polisimizi şehit eden, Iğldır’da yol kesen, Suriye’yi bölmeye çalışan, Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren bu terörler saldırılarını ve katillerini nefretle kınıyoruz. Bu toprağa kan düşürdünüz ama asla KİN düşüremeyeceksiniz.
Bugün 9 Eylül, bundan tam 93 yıl önce ülkemizi işgal eden emperyalist güçleri nasıl denize döktüysek, aynı bilinç ve karalılıkla, Birleşik Kamu İş olarak, bu olayın takipçisi olacağımızı tüm kamuoyuna duyuruyor ve tüm halkımızı, emperyalist kuşatmaya karşı tek yumruk, tek yürekolmaya çağırıyoruz. Bu kanlı saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimizin ailelerine, barıştan, kardeşlikten, özgürlükten yana tüm güçlere başsağlığı diliyoruz. Yaralı kardeşlerimize de acil şifalar diliyoruz.
ŞUBE YÖNETİM KURULU




